Diz Kıkırdak Hasarı ve Kireçlenme Tedavileri

10 April 2026 5 görüntülenme
Diz Kıkırdak Hasarı ve Kireçlenme Tedavileri

Diz Kıkırdak Hasarı ve Kireçlenme Tedavileri

Diz ağrısı en sık ortopedik rahatsızlıklardandır. Diz ağrısı ile başvuran hastaların önemli bir kısmında altta yatan neden kıkırdak hasarı veya diz kireçlenmesidir. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen durum aslında kıkırdakların aşınmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Özellikle merdiven çıkarken zorlanma, uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken ağrı ve hareket kısıtlılığı bu durumun en sık belirtileridir.

Diz protezi olan hastaların hepsinde Diz kireçlenmesi( diz kıkırdak hasarı) 40 lı yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu durumu tedavi etmek gelecekteki protez tedavisnden kaçınmayı sağlayacaktır.

Diz kıkırdağı kendini yenileme kapasitesi sınırlı olan bir dokudur. Bu nedenle erken dönemde doğru tedavi planlanması, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşır. Bu nedenle kireçlenme tedavisi ötelenmemelidir.

Burada tedavide belirleyici unsurlar hastanın yaşı , kilosu ve evresidir. Burada iyi değerlendirme ve her hastaya özgü planlama çok kritiktir.

Tedavi, hastalığın evresine göre değişir. Erken dönemde:

  • PRP ve eksozom gibi ortobiyolojik tedaviler
  • Kök hücre uygulamaları
  • Kilo kontrolü ve egzersiz programları
  • Kas güçlendirme çalışmaları

ile şikayetler büyük oranda kontrol altına alınabilir.

İleri evre kireçlenmelerde ise cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Burada önemli olan, her hastaya aynı tedaviyi uygulamak değil, doğru hastaya doğru zamanda müdahale etmektir.

 İzmir diz kireçlenmesi ve kıkırdak hasarı tedavisi sürecinde amaç, hastanın ağrısını azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve mümkün olduğunca kendi eklemini korumaktır. Ameliyat olmadan diz kıkırdaklarını tedavi etmek asıl amacımızdır. 

Uzman Yaklaşımı ve Deneyim

Doç. Dr. Kemal Kayaokay’ın 15 yıllık ortopedi pratiğinin yaklaşık önemli bir kısmı, diz kireçlenmesi ve diz koruyucu tedaviler üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle PRP, kök hücre ve eksozom uygulamaları konusunda geniş bir klinik deneyime sahiptir.

Bugüne kadar 4500’ün üzerinde diz PRP uygulaması ve eksozom tedavisi gerçekleştirilmiş olup, tedavi planlamasında hasta seçimi ve doğru endikasyon en önemli kriter olarak değerlendirilmektedir.

Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil; hastanın kendi dizini mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı şekilde kullanmasını sağlamaktır.

 Erken Değerlendirmenin Önemi

Diz ağrınız günlük yaşamınızı etkiliyorsa erken değerlendirme önemlidir.
Doğru zamanda yapılan müdahale ile hem ameliyatsız tedavi seçeneklerinden daha fazla fayda sağlanabilir hem de ileride oluşabilecek cerrahi ihtiyaçlar geciktirilebilir.