Ortopedide PRP Uygulamaları
PRP (Platelet Rich Plasma – Trombositten Zengin Plazma), hastanın kendi kanından elde edilen ve yoğun miktarda iyileştirici hücre ve büyüme faktörü iç...
Devamını Oku
Dirsek bölgesinde meydana gelen sinir sıkışmaları, günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen önemli sağlık problemleri arasında yer almaktadır. Özellikle serçe parmakta uyuşma, yüzük parmağında karıncalanma, elde güç kaybı ve ince el hareketlerinde zorlanma gibi belirtilerle ortaya çıkan kubital tünel sendromu, üst ekstremitede karpal tünel sendromundan sonra en sık görülen ikinci sinir sıkışmasıdır.
Kubital tünel sendromu, dirsek seviyesinde bulunan ulnar sinirin baskı altında kalması sonucu gelişmektedir. Başlangıçta yalnızca belirli pozisyonlarda ortaya çıkan uyuşmalar zamanla kalıcı hale gelebilir. Tedavi edilmeyen ileri vakalarda el kaslarında erime, kavrama gücünde belirgin azalma ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi kısıtlılıklar görülebilmektedir.
İzmir'de kubital tünel ameliyatı düşünen hastalar için hazırladığımız bu rehberde hastalığın nedenlerinden tanı yöntemlerine, ameliyat sürecinden iyileşme dönemine kadar merak edilen tüm detayları bulabilirsiniz.
Kubital tünel sendromu, dirsek bölgesinde bulunan ulnar sinirin sıkışması sonucunda ortaya çıkan bir sinir tuzaklanması hastalığıdır. Ulnar sinir boyundan başlayarak omuz, kol ve ön kol boyunca ilerleyen, elin duyusal ve motor fonksiyonlarında önemli görevleri bulunan bir sinirdir.
Birçok kişi dirseğini sert bir yere çarptığında ani elektriklenme hissi yaşar. Halk arasında "komik kemik" olarak bilinen bu bölge aslında ulnar sinirin yüzeye oldukça yakın geçtiği anatomik alandır. Kubital tünel sendromunda ise bu sinir dirsek seviyesinde kronik baskı altında kalır ve zaman içerisinde işlev bozukluğu gelişir.
Hastalığın erken dönemlerinde yalnızca geçici uyuşmalar görülürken ilerleyen süreçte sinir iletimi bozulur. Bu durum hem his kayıplarına hem de kas güçsüzlüklerine neden olabilir. Özellikle ince el hareketlerini gerektiren işlerde çalışan kişiler için ciddi fonksiyon kayıpları oluşturabilir.
Ulnar sinir, kolun en önemli periferik sinirlerinden biridir. Serçe parmak ve yüzük parmağının bir kısmının hissedilmesini sağlayan bu sinir aynı zamanda elin ince hareketlerinden sorumlu birçok küçük kası da kontrol etmektedir.
Kalem tutmak, gömlek düğmesi iliklemek, klavye kullanmak, anahtar çevirmek ve hassas kavrama hareketleri yapmak için ulnar sinirin sağlıklı çalışması gerekir.
Sinir üzerinde uzun süreli baskı oluştuğunda yalnızca uyuşma meydana gelmez. Aynı zamanda kas kuvveti azalır ve kişinin günlük yaşam aktiviteleri olumsuz etkilenir.
Kubital tünel, dirseğin iç tarafında yer alan anatomik bir geçittir. Ulnar sinir bu dar kanaldan geçerek ön kola ve ele ulaşır.
Normal şartlarda sinir bu kanal içerisinde rahat şekilde hareket eder. Ancak bazı durumlarda kanalın daralması veya sinir üzerindeki basıncın artması sonucunda sıkışma meydana gelir.
Özellikle dirsek büküldüğünde kanal içerisindeki basınç belirgin şekilde yükselir. Uzun süre dirseği bükülü pozisyonda tutmak bu nedenle kubital tünel sendromu gelişimini kolaylaştırabilir.
Dirseğin tekrar eden hareketleri, sürekli bükülü pozisyonda tutulması veya dirseğe uzun süre yük verilmesi sinir üzerinde mekanik baskı oluşturabilir.
İlk aşamada sinir çevresinde ödem gelişir. Daha sonra sinirin beslenmesi bozulmaya başlar. Bu süreç devam ettikçe sinir iletiminde yavaşlama meydana gelir ve hastalar uyuşma, karıncalanma gibi belirtiler hissetmeye başlar.
İleri dönemlerde ise sinir dokusunda kalıcı hasar gelişebilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir.
Kubital tünel sendromunun ortaya çıkmasına neden olan birçok faktör bulunmaktadır.
Telefonla uzun süre konuşmak, bilgisayar kullanırken dirseği sürekli bükülü pozisyonda tutmak veya araç kullanırken kolu uzun süre aynı pozisyonda bırakmak sinir üzerindeki baskıyı artırabilir.
Özellikle gece uyurken dirseğini kıvırarak uyuyan kişilerde belirtiler sabah saatlerinde daha belirgin olabilir.
Günümüzde en sık görülen risk faktörlerinden biridir. Dirseklerin sürekli masa yüzeyine dayanması veya çalışma sırasında uzun süre sabit pozisyonda kalınması sinir üzerinde kronik baskı oluşturabilir.
Bu nedenle ofis çalışanlarında kubital tünel sendromu geçmiş yıllara göre daha sık görülmektedir.
Akıllı telefonların yoğun kullanımı dirsek bölgesindeki sinir sıkışmalarını artıran modern risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Uzun süre telefonu elde tutmak ve dirseği sürekli bükülü pozisyonda bırakmak sinir üzerindeki basıncı artırabilir.
Dirsek kırıkları, çıkıkları veya eski yaralanmalar kubital tünel anatomisini bozabilir. Bu durum sinirin geçtiği kanalın daralmasına neden olabilir.
Bazı hastalarda travmadan yıllar sonra bile kubital tünel sendromu gelişebilmektedir.
Tenis, golf, ağırlık kaldırma ve atış sporları gibi aktiviteler dirsek çevresindeki yapılarda tekrarlayan stres oluşturabilir.
Özellikle profesyonel sporcularda ulnar sinir sıkışmaları daha sık görülmektedir.
Şeker hastalığı, romatolojik hastalıklar ve bazı hormonal bozukluklar sinir dokusunu daha hassas hale getirebilir.
Bu nedenle diyabet hastalarında kubital tünel sendromu gelişme riski normal popülasyona göre daha yüksektir.
Ortopedik Muayene
Tinel Testi
Dirsek Fleksiyon Testi
EMG (Elektromiyografi)
Ultrasonografi
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)
Kubital tünel sendromunda cerrahi tedavinin temel amacı, dirsek seviyesinde sıkışan ulnar sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmaktır. Özellikle EMG incelemelerinde ileri derecede sinir sıkışması saptanan, elde güç kaybı başlayan veya günlük yaşam aktiviteleri belirgin şekilde etkilenen hastalarda ameliyat en etkili tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Operasyon öncesinde hastanın ayrıntılı muayenesi yapılır ve sinirin sıkıştığı bölge değerlendirilir. Cerrahi sırasında dirseğin iç kısmında küçük bir kesi oluşturularak ulnar sinirin geçtiği anatomik yapı ortaya konur. Daha sonra sinir üzerinde baskıya neden olan bağ dokuları ve daralmış alanlar dikkatlice serbestleştirilir.
Bazı hastalarda yalnızca sinirin gevşetilmesi yeterli olurken, bazı durumlarda sinirin dirseğin ön tarafına taşınması gerekebilir. Bu işleme anterior transpozisyon adı verilmektedir. Özellikle dirsek hareketleri sırasında sinirin yer değiştirdiği veya tekrarlayan travmaya maruz kaldığı hastalarda bu yöntem tercih edilebilmektedir.
Günümüzde uygulanan modern cerrahi teknikler sayesinde operasyon süresi genellikle 30 ila 60 dakika arasında değişmektedir. İşlem çoğu zaman bölgesel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Bazı hastalarda ise genel anestezi tercih edilebilir. Cerrahi sonrasında hastaların büyük bölümü aynı gün evine dönebilmektedir.
Cerrahinin başarısında en önemli faktörlerden biri sinirde kalıcı hasar oluşmadan önce müdahale edilmesidir. Bu nedenle uzun süredir devam eden serçe parmak uyuşmaları veya elde güç kaybı bulunan hastaların ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Kubital tünel ameliyatı sonrasında iyileşme süreci hastanın yaşına, sinir sıkışmasının derecesine ve uygulanan cerrahi yönteme göre değişiklik gösterebilir. Ancak çoğu hasta günlük yaşamına kısa süre içerisinde dönebilmektedir.
Ameliyat sonrasında dirsek ve el bölgesinde hafif ağrı, gerginlik veya hassasiyet hissedilebilir. Bu durum normal kabul edilmektedir. İlk gün boyunca elin kalp seviyesinin üzerinde tutulması ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olur. Doktor tarafından önerilen ağrı kesiciler düzenli şekilde kullanılmalıdır.
Bu dönemde pansuman bakımı oldukça önemlidir. Yara bölgesinin kuru tutulması ve enfeksiyon belirtilerinin takip edilmesi gerekir. Hastaların çoğu parmak hareketlerini erken dönemde yapmaya başlayabilir. Bu yaklaşım eklem sertliği oluşmasını önlemeye yardımcı olur.
İlk birkaç hafta içerisinde günlük aktivitelerde belirgin rahatlama görülmeye başlanır. Özellikle gece uyuşmaları ve karıncalanma şikayetlerinde azalma meydana gelebilir. Masa başı çalışan birçok hasta 2-3 hafta içerisinde iş hayatına geri dönebilmektedir.
Sinirin iyileşme süreci devam ederken eldeki kas kuvveti giderek artmaya başlar. Kavrama gücü ve ince motor becerilerde belirgin iyileşme görülebilir. Ancak uzun süredir sinir sıkışması bulunan hastalarda tam düzelme daha uzun zaman alabilir.
Ulnar sinirin biyolojik iyileşmesi uzun süren bir süreçtir. Özellikle ameliyat öncesinde ciddi sinir hasarı bulunan hastalarda iyileşme 6 ila 12 ay boyunca devam edebilir. Hastaların büyük çoğunluğunda uyuşma ve ağrı şikayetlerinde belirgin düzelme elde edilmektedir.
Hastalığın erken evrelerinde yaşam tarzı değişiklikleri, dirseğe yük binmesinin azaltılması ve gece atelleri ile belirtilerde gerileme görülebilir. Ancak ileri evre sinir sıkışmalarında hastalığın tamamen kendiliğinden düzelmesi beklenmez. Özellikle kas güçsüzlüğü başlamışsa profesyonel tedavi gereklidir.
Uygulanan cerrahi yönteme göre değişmekle birlikte operasyon genellikle 30 ila 60 dakika arasında tamamlanmaktadır. Anterior transpozisyon gibi daha kapsamlı işlemlerde süre bir miktar uzayabilir.
Modern anestezi yöntemleri sayesinde ameliyat sırasında ağrı hissedilmez. Operasyon sonrasında oluşabilecek hafif ağrılar ise çoğu zaman basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilmektedir.
Evet. Hastaların büyük çoğunluğu günübirlik cerrahi kapsamında değerlendirilir ve aynı gün taburcu edilir. Özel sağlık durumları bulunan kişilerde kısa süreli hastane takibi gerekebilir.
Bazı hastalarda ilk günlerden itibaren belirgin rahatlama görülür. Ancak sinirin tam olarak iyileşmesi zaman alabileceği için uyuşmaların tamamen kaybolması birkaç ay sürebilir.
Tedavi edilmeyen ileri vakalarda elde ciddi kas kayıpları, kavrama gücünde azalma ve ince hareketlerde bozulma gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin ilerlemesine izin verilmemelidir.
Her hasta için gerekli değildir. Ancak kas güçsüzlüğü bulunan veya uzun süredir sinir sıkışması yaşayan hastalarda fizik tedavi iyileşme sürecine katkı sağlayabilir.
Bazı istisnai durumlar dışında çoğu hastada EMG incelemesi ameliyat planlamasının önemli bir parçasıdır. EMG sayesinde sinir sıkışmasının derecesi objektif olarak değerlendirilebilmektedir.
Masa başı çalışanlar genellikle 2 ila 3 hafta içerisinde işlerine dönebilmektedir. Ağır fiziksel iş yapan kişilerde bu süre daha uzun olabilir.
Başarılı cerrahi sonrasında nüks oranları düşüktür. Ancak yeni travmalar, anatomik problemler veya ilerleyici hastalıklar nedeniyle bazı hastalarda tekrar sinir sıkışması gelişebilir.
Hayır. Kubital tünel sendromu dirsek seviyesindeki ulnar siniri etkilerken, karpal tünel sendromu el bileği seviyesindeki median siniri etkileyen farklı bir hastalıktır.
En sık serçe parmakta ve yüzük parmağının dış yarısında uyuşma ve karıncalanma görülmektedir.
Araç kullanım süresi kişinin iyileşme durumuna göre değişmektedir. Genellikle birkaç hafta sonra güvenli şekilde araç kullanımı mümkün olmaktadır.
Bazı seçilmiş hastalarda uygulanabilse de çoğu cerrah günlük yaşam konforunu koruyabilmek için operasyonların ayrı zamanlarda yapılmasını tercih etmektedir.
Erken dönemde yapılan cerrahi tedavilerde başarı oranı oldukça yüksektir. Hastaların büyük bölümünde uyuşma, ağrı ve güç kaybı şikayetlerinde belirgin düzelme sağlanabilmektedir.
PRP (Platelet Rich Plasma – Trombositten Zengin Plazma), hastanın kendi kanından elde edilen ve yoğun miktarda iyileştirici hücre ve büyüme faktörü iç...
Devamını OkuMenisküs yırtıkları, diz ekleminde en sık görülen ortopedik problemlerden biridir. Ancak her menisküs yırtığı ameliyat gerektirmez. Güncel ortopedik y...
Devamını OkuTravma ve Kırık Cerrahisi Nedir?Travma sonrası oluşan kırıklar, çıkıklar ve yumuşak doku yaralanmaları ortopedinin en sık karşılaştığı acil durumlardı...
Devamını Oku