Artroskopik Cerrahi – Kapalı Eklem Ameliyatı
Artroskopik cerrahi, halk arasında “kapalı eklem ameliyatı” olarak bilinir. Küçük kesilerden ekleme yerleştirilen kamera ve özel aletler sayesinde ekl...
Devamını Oku
Humerus kırığı ameliyatı, üst kol kemiğinde meydana gelen kırıkların cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesini sağlayan ortopedik girişimlerden biridir. Humerus kemiği; omuz ekleminden dirseğe kadar uzanan, kolun hareket kabiliyetini sağlayan en önemli kemiklerden biridir. Travmalar, düşmeler, spor yaralanmaları veya yüksek enerjili kazalar sonucunda oluşan kırıklar, bazı hastalarda cerrahi tedavi gerektirebilir. Özellikle kırık uçlarının yer değiştirdiği, parçalı kırıkların bulunduğu veya eklem yüzeyinin etkilendiği durumlarda humerus kırığı ameliyatı hem kemiğin anatomik bütünlüğünü yeniden sağlamak hem de kol fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olmak amacıyla planlanır.
Her humerus kırığı ameliyat gerektirmez. Hastanın yaşı, kemik kalitesi, kırığın yeri, kırığın tipi, eşlik eden yumuşak doku yaralanmaları ve kişinin günlük yaşam beklentileri tedavi kararında belirleyici rol oynar. Günümüzde gelişmiş görüntüleme yöntemleri, modern implant sistemleri ve kişiye özel cerrahi planlama sayesinde humerus kırığı ameliyatı sonrasında hastaların büyük bölümünde başarılı fonksiyonel sonuçlar elde edilebilmektedir. Cerrahi sonrası uygulanacak fizik tedavi ve rehabilitasyon programı ise tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Humerus kırıkları çocuklardan ileri yaş grubuna kadar her yaşta görülebilen ortopedik yaralanmalardır. Ancak kırığın tipi, oluş mekanizması ve uygulanacak tedavi yöntemi yaş grubuna göre farklılık gösterebilir. Genç bireylerde yüksek enerjili travmalar ön plandayken, ileri yaş hastalarda kemik erimesine bağlı basit düşmeler bile ciddi humerus kırıklarına yol açabilir.
Cerrahi tedavinin temel amacı yalnızca kemiği kaynatmak değildir. Aynı zamanda omuz ve dirsek eklemlerinin hareket açıklığını korumak, sinir ve damar yapılarını güvence altına almak, hastanın günlük yaşamına en kısa sürede dönebilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tedavi planı her hasta için bireysel olarak oluşturulur.
Humerus, üst ekstremitenin en uzun kemiğidir ve omuz ile dirsek eklemleri arasında yer alır. Üç temel anatomik bölümden oluşur:
Bu bölgelerin her biri farklı kasların, bağların ve tendonların tutunma noktasıdır. Aynı zamanda omuz ve dirsek hareketlerinin büyük kısmı humerus sayesinde gerçekleşir.
Humerus boyunca radial sinir başta olmak üzere önemli sinir yapıları seyretmektedir. Bu nedenle özellikle şaft kırıklarında sinir yaralanmaları dikkatle değerlendirilmelidir.
Humerus kırığı, üst kol kemiğinin herhangi bir seviyesinde bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık;
şeklinde sınıflandırılabilir.
Bazı kırıklar yalnızca çatlak şeklinde seyrederken bazı hastalarda kemik birçok parçaya ayrılabilir. Özellikle eklem içine uzanan kırıklar tedavi açısından daha fazla dikkat gerektirir.
Kırığın oluş mekanizması tedavi planını doğrudan etkileyebilir.
En sık nedenler şunlardır:
İleri yaş bireylerde en sık görülen nedendir. Osteoporoz bulunan hastalarda basit ev içi düşmeler bile kırık oluşturabilir.
Yüksek enerjili travmalar özellikle genç erişkinlerde ciddi parçalı humerus kırıklarına neden olabilir.
Kayak, bisiklet, motosiklet, futbol ve ekstrem sporlar sırasında oluşan darbeler humerus kırıklarıyla sonuçlanabilir.
Yüksekten düşme veya ağır cisim çarpması sonucu kompleks kırıklar gelişebilir.
Kemik tümörleri veya metastazlar nedeniyle zayıflayan kemikte düşük enerjili travmalarla bile kırık meydana gelebilir.
Belirtiler kırığın yerine ve şiddetine göre değişiklik gösterebilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Radial sinir etkilenmişse;
gibi nörolojik bulgular da görülebilir.
Tanıda ilk basamak ayrıntılı ortopedik muayenedir.
Muayene sırasında;
ayrıntılı şekilde değerlendirilir.
Daha sonra görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Tanıda ilk tercih edilen yöntemdir.
Kırığın;
röntgen ile değerlendirilebilir.
Özellikle eklem içi uzanım gösteren kırıklarda ve parçalı kırıklarda cerrahi planlama açısından oldukça değerlidir.
Üç boyutlu rekonstrüksiyonlar sayesinde implant seçimi daha doğru yapılabilir.
Kemik kırığından çok;
gibi yumuşak doku problemlerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Kırığın bulunduğu anatomik bölge tedavi yaklaşımını belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
Başlıca sınıflandırma şöyledir:
Her grubun cerrahi yaklaşımı birbirinden farklıdır.
Her kırık cerrahi gerektirmez. Pek çok hasta uygun şekilde takip edildiğinde ameliyatsız olarak da iyileşebilir.
Ancak aşağıdaki durumlarda cerrahi tedavi ön plana çıkar:
Kemik uçları normal anatomik diziliminden uzaklaşmışsa doğru kaynama için cerrahi gerekebilir.
Kemik birçok parçaya ayrılmışsa yalnızca alçı veya askı ile tedavi yeterli olmayabilir.
Kemik cilt dışına çıkmışsa enfeksiyon riski nedeniyle acil cerrahi gerekir.
Omuz veya dirsek eklem yüzeyini ilgilendiren kırıklarda eklem uyumunun sağlanması büyük önem taşır.
Kırıkla birlikte damar veya sinir hasarı varsa cerrahi müdahale geciktirilmeden planlanabilir.
Bazı kırık tiplerinde ameliyatsız tedavi sonrası kaynamama ihtimali yüksektir. Bu hastalarda cerrahi daha başarılı sonuçlar sağlayabilir.
Ameliyat planlanmadan önce hastanın genel sağlık durumu ayrıntılı şekilde incelenir.
Değerlendirmede;
göz önünde bulundurulur.
Cerrah ayrıca kırığın tipine göre kullanılacak implantı önceden planlar. Modern ortopedide anatomik plaklar, kilitli vida sistemleri ve intramedüller çiviler sayesinde oldukça başarılı stabilizasyon sağlanabilmektedir.
Humerus şaft kırığı ameliyatı, üst kol kemiğinin orta bölümünde meydana gelen kırıkların cerrahi olarak tedavi edilmesini amaçlayan girişimdir. Humerus şaftı, omuz ile dirsek arasındaki uzun kemik bölümünü oluşturur ve üst ekstremitenin yük taşıma, kaldırma, itme ve çekme hareketlerinde önemli rol oynar. Bu bölgedeki kırıklar her zaman ameliyat gerektirmese de bazı hastalarda cerrahi tedavi hem kaynama oranını artırmak hem de kol fonksiyonlarını en iyi seviyede koruyabilmek açısından tercih edilir.
Şaft kırıkları genç erişkinlerde sıklıkla trafik kazaları, motosiklet kazaları, yüksekten düşmeler ve spor yaralanmaları sonucu görülürken, ileri yaş hastalarda osteoporoz nedeniyle daha düşük enerjili travmalar sonrasında gelişebilir. Özellikle parçalı kırıklar, açık kırıklar ve sinir yaralanmasının eşlik ettiği olgularda cerrahi tedavi ön plana çıkmaktadır.
Şaft kırıkları farklı travma mekanizmaları sonucunda gelişebilir.
En sık nedenler şunlardır:
Travmanın şiddeti arttıkça parçalı kırık gelişme ihtimali de yükselmektedir.
Şaft kırıkları çoğu zaman belirgin klinik bulgular verir.
Hastalarda görülebilen yakınmalar şunlardır:
Radial sinir etkilenmişse ayrıca;
gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Humerus şaft kırıkları ile en sık ilişkili sinir radial sinirdir.
Radial sinir humerus kemiğinin arka yüzünde seyrettiği için kırık sırasında etkilenebilir.
Radial sinir yaralanmaları;
şeklinde görülebilir.
Her radial sinir felci ameliyat gerektirmez. Pek çok hastada sinir zaman içerisinde kendiliğinden iyileşebilir. Ancak sinirin kırık hattında sıkıştığından şüpheleniliyorsa cerrahi sırasında sinir serbestleştirilebilir.
Tedavi planlanırken yalnızca röntgen görüntüsü değerlendirilmez.
Karar verilirken;
birlikte değerlendirilir.
Cerrahinin amacı yalnızca kemiği kaynatmak değil, aynı zamanda kolun normal biyomekaniğini yeniden sağlamaktır.
Cerrahi teknik seçimi kırığın özelliklerine göre değişmektedir.
En sık kullanılan yöntemlerden biridir.
Cerrah kırık hattını anatomik olarak hizalar ve özel tasarlanmış titanyum veya paslanmaz çelik plaklar ile kemiği sabitler.
Avantajları:
Özellikle parçalı olmayan veya rekonstrüksiyon yapılabilecek kırıklarda başarılı sonuçlar verir.
Osteoporotik kemiklerde klasik plaklardan daha güçlü tutunma sağlayabilir.
Kilitli vida teknolojisi sayesinde implant ile kemik arasındaki stabilite artar.
İleri yaş hastalarda günümüzde sıklıkla tercih edilmektedir.
Bu yöntemde uzun metal çivi kemiğin iç kanalına yerleştirilir.
Daha küçük cilt kesileri ile uygulanabilir.
Avantajları:
Ancak her kırık tipi intramedüller çivi için uygun değildir.
Cerrah kırığın yapısına göre en uygun yöntemi belirler.
Operasyon çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir.
Cerrahi sırasında;
Operasyon süresi kırığın karmaşıklığına göre değişebilmekle birlikte çoğu hastada 1-2 saat arasında tamamlanmaktadır.
Birçok hasta 1 ila 3 gün içerisinde taburcu olabilir.
Bazı durumlarda;
nedeniyle hastanede kalış süresi uzayabilir.
İlk günlerde amaç;
Cerrahın önerisine göre kol askısı belirli bir süre kullanılabilir.
Cerrahinin başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri rehabilitasyondur.
Tedavi süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:
Rehabilitasyon programı hastaya özel planlanmalıdır.
Kemik iyileşmesi kişiden kişiye değişmekle birlikte genel olarak;
sürebilir.
Sigara kullanımı, kontrolsüz diyabet ve ileri derecede osteoporoz iyileşme süresini uzatabilir.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi humerus şaft kırığı ameliyatında da bazı riskler bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
yer alabilir.
Deneyimli ortopedik cerrahi ekipleri, doğru hasta seçimi ve uygun rehabilitasyon ile bu riskler önemli ölçüde azaltılabilmektedir.
Hastaların işe dönüş süresi yapılan işe göre değişiklik gösterir.
Ameliyat sonrası süreçte düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması, verilen egzersiz programının uygulanması ve sigara kullanımından kaçınılması tedavinin başarısını olumlu yönde etkiler.
Proksimal humerus kırığı ameliyatı, humerus kemiğinin omuz eklemine en yakın bölümünde meydana gelen kırıkların cerrahi olarak tedavi edilmesini amaçlayan bir ortopedik girişimdir. Proksimal humerus kırıkları özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde en sık görülen kırıklar arasında yer alır. Osteoporozun yaygın olduğu ileri yaş grubunda basit bir düşme bile ciddi kırıklara neden olabilirken, genç hastalarda ise genellikle yüksek enerjili travmalar sonucu oluşur.
Bu bölge omuz ekleminin hareketlerini sağlayan rotator manşet tendonlarının tutunma noktalarını içerdiğinden, kırığın doğru tedavi edilmesi yalnızca kemik kaynaması açısından değil, omuz fonksiyonlarının korunması açısından da büyük önem taşır. Günümüzde anatomik plak sistemleri, kilitli vidalar ve gerektiğinde omuz protezi uygulamaları sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Proksimal humerus, üst kol kemiğinin omuz eklemini oluşturan bölümüdür.
Bu bölgede;
bulunmaktadır.
Kırık bu yapılardan birini veya birkaçını etkileyebilir.
Kırığın şekli, parçalanma derecesi ve eklem yüzeyini ilgilendirip ilgilendirmemesi uygulanacak tedaviyi belirleyen temel faktörlerdir.
En sık nedenler şunlardır:
İleri yaş hastalarda en sık görülen mekanizmadır.
Kemik yoğunluğunun azalması nedeniyle düşük enerjili travmalar bile kırık oluşturabilir.
Genç erişkinlerde yüksek enerjili travmalar kompleks kırıklara yol açabilir.
Kayak, bisiklet, motosiklet, dağcılık ve temas sporları sırasında görülebilir.
Yüksekten düşme veya ağır cisim çarpması sonucu ciddi parçalı kırıklar gelişebilir.
Hastalarda en sık görülen belirtiler şunlardır:
Ağrı nedeniyle hasta kolunu genellikle gövdesine yakın pozisyonda tutmayı tercih eder.
Tanıda ayrıntılı fizik muayene büyük önem taşır.
Muayene sırasında;
değerlendirilir.
Ardından görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Tanının ilk basamağıdır.
Farklı açılardan çekilen omuz grafileri ile kırığın yeri ve yer değiştirme miktarı belirlenebilir.
Özellikle parçalı kırıklarda cerrahi planlama açısından oldukça değerlidir.
Üç boyutlu görüntüler sayesinde kırığın ayrıntılı analizi yapılabilir.
Rotator manşet yırtıkları veya yumuşak doku yaralanmalarının değerlendirilmesinde tercih edilebilir.
Proksimal humerus kırıklarının değerlendirilmesinde en sık kullanılan sistemlerden biri Neer sınıflamasıdır.
Bu sınıflama kırığın kaç parçadan oluştuğunu temel alır.
Parçalar yer değiştirmemiştir.
Çoğu zaman ameliyatsız tedavi mümkündür.
Tek bir ana parçanın yer değiştirdiği kırıklardır.
Bazı hastalarda cerrahi tedavi gerekebilir.
Daha kompleks yapıdadır.
Kas çekişleri nedeniyle parçaların yer değiştirme olasılığı yüksektir.
En karmaşık kırık tiplerinden biridir.
Humerus başının kanlanmasının bozulma riski yüksektir.
Bu nedenle bazı hastalarda omuz protezi en uygun seçenek olabilir.
Her proksimal humerus kırığı ameliyat edilmez.
Cerrahi aşağıdaki durumlarda daha sık tercih edilir:
Tedavi kararı hastanın beklentileri ve yaşam tarzı da dikkate alınarak verilir.
Kırığın tipine göre farklı teknikler uygulanabilir.
Günümüzde en sık kullanılan yöntemlerden biridir.
Özellikle osteoporotik kemiklerde yüksek stabilite sağlar.
Avantajları:
Bazı iki parçalı kırıklarda tercih edilebilir.
Daha küçük cerrahi girişimle uygulanabilir.
Seçilmiş olgularda uygulanabilir.
Özellikle belirli kırık tiplerinde başarılı sonuçlar verebilir.
Bazı uygun hastalarda daha küçük kesiler kullanılarak cerrahi gerçekleştirilebilir.
Bu yaklaşım;
gibi avantajlar sağlayabilir.
Bazı ileri derecede parçalı kırıklarda kemiğin yeniden onarılması mümkün olmayabilir.
Bu durumda protez cerrahisi düşünülebilir.
Yalnızca humerus başı değiştirilir.
Günümüzde daha sınırlı hasta grubunda uygulanmaktadır.
İleri yaş hastalarda en sık tercih edilen protez seçeneklerinden biridir.
Özellikle;
başarılı fonksiyonel sonuçlar sağlayabilir.
Cerrahi sonrasında hasta genellikle kısa süre kol askısı kullanır.
Ancak uzun süre hareketsiz kalınması önerilmez.
Omuz sertliğini önlemek amacıyla uygun zamanda kontrollü egzersizlere başlanır.
Rehabilitasyon tedavinin en önemli aşamalarından biridir.
Hastanın egzersiz programına düzenli uyması, uzun dönem omuz fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynar.
Kemik iyileşmesi kişisel faktörlere bağlı olarak değişmekle birlikte genel olarak;
olarak değerlendirilebilir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi proksimal humerus kırığı ameliyatında da bazı komplikasyonlar görülebilir.
Bunlar arasında;
yer alabilir.
Bu riskler deneyimli ortopedik cerrahi ekipleri, doğru implant seçimi ve düzenli rehabilitasyon ile önemli ölçüde azaltılabilir.
Parçalı humerus kırığı, humerus kemiğinin iki yerine değil, üç veya daha fazla parçaya ayrıldığı kompleks kırık tiplerini ifade eder. Bu kırıklar genellikle yüksek enerjili travmalar sonucu meydana gelir ve kemik bütünlüğünün ciddi şekilde bozulmasına neden olur. Özellikle trafik kazaları, motosiklet kazaları, yüksekten düşmeler ve iş kazaları sonrasında görülen parçalı kırıklar, cerrahi tedavi gerektirme olasılığı en yüksek humerus kırıkları arasında yer alır.
İleri yaş hastalarda ise osteoporoz nedeniyle daha düşük enerjili travmalar sonucunda da parçalı kırıklar gelişebilir. Kemik kalitesinin zayıf olması, cerrahi planlamayı daha dikkatli hale getirir. Tedavide temel amaç; kemiğin anatomik yapısını yeniden oluşturmak, omuz veya dirsek eklem fonksiyonlarını korumak ve hastanın günlük yaşamına mümkün olan en kısa sürede güvenli şekilde dönebilmesini sağlamaktır.
Kemik tek bir hat boyunca kırıldığında tedavi planlaması daha kolaydır. Ancak kemik çok sayıda parçaya ayrıldığında;
Bu nedenle parçalı kırıkların tedavisi deneyimli ortopedi ve travmatoloji uzmanları tarafından planlanmalıdır.
Aşağıdaki durumlarda ameliyat ön plana çıkar:
Cerrahi kararı verilirken yalnızca röntgen görüntüsü değil, hastanın yaşı, kemik kalitesi, yaşam tarzı ve fonksiyonel beklentileri de dikkate alınır.
Parçalı humerus kırıklarında uygulanabilecek başlıca yöntemler şunlardır:
En sık tercih edilen yöntemlerden biridir.
Amaç, mümkün olduğunca kemik parçalarının anatomik dizilimini yeniden sağlamaktır.
Modern kilitli plak sistemleri sayesinde özellikle osteoporotik kemiklerde daha güçlü tespit elde edilebilir.
Bazı uygun kırık tiplerinde uygulanabilir.
Kemik içerisinden yerleştirilen çivi sayesinde stabilite sağlanırken yumuşak doku hasarı daha az olabilir.
Kemik kaybının bulunduğu veya kaynamama riskinin yüksek olduğu bazı hastalarda kemik grefti kullanılabilir.
Kemik grefti;
elde edilebilir.
Özellikle ileri yaş hastalarda, onarılması mümkün olmayan ileri derecede parçalı proksimal humerus kırıklarında ters omuz protezi başarılı bir seçenek olabilir.
Parçalı kırıkların iyileşme süreci, basit kırıklara göre daha uzun olabilir.
İlk haftalarda amaç;
olmalıdır.
Cerrahın önerdiği rehabilitasyon programına uyum, tedavinin başarısını doğrudan etkiler.
Suprakondiler humerus kırıkları, humerus kemiğinin dirsek eklemine yakın bölümünde meydana gelen kırıklardır. Bu kırıklar özellikle çocukluk çağında en sık görülen dirsek kırıkları arasında yer alırken, erişkinlerde daha nadir görülür ve genellikle yüksek enerjili travmalar sonucunda gelişir.
Çocuklarda büyüme kıkırdağına yakın bölgede oluştuğu için doğru tedavi edilmediğinde kol ekseninde bozukluk, hareket kısıtlılığı ve kalıcı deformiteler gelişebilir. Bu nedenle uygun zamanda tanı konulması ve gerekli durumlarda cerrahi tedavi uygulanması büyük önem taşır.
En sık nedenler şunlardır:
Çocuklarda genellikle kol açık durumdayken düşme sonucunda meydana gelir.
Hastalarda görülebilecek belirtiler şunlardır:
Damar ve sinir yaralanmaları açısından mutlaka ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.
Her suprakondiler kırık cerrahi gerektirmez.
Ancak;
cerrahi tedavi gerektirebilir.
Çocuk hastalarda en sık uygulanan yöntemlerden biri kapalı redüksiyon ve perkütan Kirschner (K) teli tespitidir.
Bu yöntemde;
Bazı erişkin hastalarda ise plak ve vida sistemleri kullanılabilir.
Cerrahi sonrasında;
Çocuklarda iyileşme süreci erişkinlere göre genellikle daha hızlıdır.
Ameliyat sonrası dönemde hastaların önerilere uyması, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.
Dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
İyileşme süresi her hastada aynı değildir.
Aşağıdaki faktörler kemik kaynamasını doğrudan etkileyebilir:
Özellikle sigara kullanımının kemik kaynamasını geciktirdiği birçok bilimsel çalışmada gösterilmiştir.
Kırığın tipine göre değişmekle birlikte ameliyat süresi genellikle 1 ile 3 saat arasında değişmektedir.
Uygun cerrahi tedavi, düzenli rehabilitasyon ve hastanın egzersiz programına uyumu sayesinde birçok hastada omuz ve dirsek fonksiyonları büyük oranda geri kazanılabilir. Ancak çok parçalı kırıklar veya ciddi eklem hasarı bulunan hastalarda tam hareket açıklığı her zaman mümkün olmayabilir.
Şikâyete neden olmadığı sürece çoğu hastada implantların çıkarılması gerekmez. Ağrı, implant irritasyonu veya farklı tıbbi nedenler gelişirse doktor tarafından çıkarılması değerlendirilebilir.
Hafif egzersizlere doktor kontrolünde erken dönemde başlanabilir. Temas sporları ve ağır yük gerektiren aktiviteler ise kemik kaynaması tamamlandıktan sonra, genellikle 4 ila 6 ay içerisinde planlanır.
Kemik tamamen kaynadıktan sonra normal günlük yaşamda tekrar kırılma riski düşüktür. Ancak yeni bir travma, ileri osteoporoz veya ciddi darbe yeniden kırığa neden olabilir.
Humerus kırığı ameliyatı İzmir ili için muayene randevusu oluşturun.
Humerus kırıkları; proksimal humerus, humerus şaftı ve distal humerus gibi farklı anatomik bölgelerde görülebilen, tedavi yaklaşımı kırığın tipine ve hastanın özelliklerine göre değişen önemli ortopedik yaralanmalardır. Günümüzde gelişmiş cerrahi teknikler, biyouyumlu implantlar ve kişiye özel rehabilitasyon programları sayesinde hem kemik kaynama oranları hem de fonksiyonel sonuçlar geçmiş yıllara göre belirgin şekilde iyileşmiştir.
Humerus kırığı ameliyatı planlanırken yalnızca radyolojik görüntüler değil; hastanın yaşı, kemik kalitesi, mesleği, yaşam tarzı ve beklentileri de birlikte değerlendirilmelidir. Deneyimli bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından planlanan tedavi ile düzenli fizik tedavi sürecinin birlikte yürütülmesi, hastaların günlük yaşamlarına güvenli ve fonksiyonel şekilde dönmelerinde en önemli unsurlardan biridir.
Artroskopik cerrahi, halk arasında “kapalı eklem ameliyatı” olarak bilinir. Küçük kesilerden ekleme yerleştirilen kamera ve özel aletler sayesinde ekl...
Devamını OkuOmuz Sıkışması Ameliyatı İzmirOmuz ağrısı, günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyen kas-iskelet sistemi problemlerinin başında gelir. Özelli...
Devamını Okuİzmir’de diz kireçlenmesi ameliyatsız tedavi yöntemleri, diz ağrısı, merdiven çıkarken zorlanma, sabah tutukluğu ve hareket kısıtlılığı gibi şikâyetle...
Devamını Oku